bugün
21.07.2019
Bültenler
20.04.2016 Tarih ve 29690 Sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu”.
Sayı:   Tarih  28 Mart 2016 Pazartesi

Konu : 20.04.2016 Tarih ve 29690 Sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu”.

 

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu 20.04.2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir.

 

Yürürlüğe giren Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu (TİHEKK) ile mülga 21.06.2012 tarihli Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanununun kapsamı genişletilmiştir. Mülga Kanun’da sadece insan hakları ihlalleri düzenlenmiş ve Kanun uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları Kurumu sadece insan hakları ihlalinden zarar gören kişi/kişilerin faydalanabileceği bir kurum iken TİHEKK’da insan hakları ihlallerinin yanı sıra ayrımcılık yasağı da detaylı olarak düzenlemiş ve Kanun uyarınca yasaklanan ayrımcılık hallerine maruz kalan kişi/kişilerinde faydalanabileceği bir Kurum oluşturmuştur.

 

İşverenleri de yakından ilgilendiren Kanunun amacı, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, kişilerin eşit muamele görmesinin güvence altın alınması, ayrımcılığın önlenmesi, işkence ve kötü muameleyle etkin mücadele etmek ve bu konuda ulusal önleme mekanizması görevini yerine getirmek üzere Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun (TİHEK) kurulması, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin esasları düzenlemektir.

 

Mülga Kanun’ da Yer Almayan Ancak Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nda Düzenlenen Hususlar

 

TİHEKK’u uyarınca, herkes, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmakta eşittir. Cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hal, sağlık durumu, engellilik ve yaşa dayalı ayrımcılık yasaktır. Bunun yanında ayrımcılık yasağının ihlali halinde konuya ilişkin görev ve yetkisi bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, ihlali sona erdirmek, tekrarlanmasını önlemek, adli ve idari yoldan takibini sağlamak üzere gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

 

Ayrımcılık yasağı bakımından sorumluluk altında olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri, yetki alanlarında bulunan konularla ilgili ayrımcılığın tespiti, ortadan kaldırılması ve eşitliğin sağlanması ile ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır.

 

Kanun kapsamında ayrımcılık türleri;

  • Ayrı tutma
  • Ayrımcılık talimatı verme ve bu talimatları uygulama
  • Çoklu ayrımcılık
  • Doğrudan ayrımcılık
  • Dolaylı ayrımcılık
  • İşyerinde yıldırma
  • Makul düzenleme yapmama
  • Taciz
  • Varsayılan temele dayalı ayrımcılıktır.

 

Eşit muamele ilkesine uyulması ve ayrımcılığın önlenmesi amacıyla idari ya da adli süreçleri başlatan kişi/kişiler ile bu süreçlere katılan temsilcilerinin, bu nedenle maruz kaldıkları olumsuz davranışlar da ayrımcılık kabul edilmektedir.

 

Kanun’da ayrımcılığın yasaklandığı hizmet alanları geniş tutulmuştur. Buna göre; eğitim ve öğretim, yargı, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler, sosyal yardım, spor, konaklama, kültür, turizm ve benzeri hizmetleri sunan kamu kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, yürüttükleri faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan veya yararlanmak üzere başvurmuş olan ya da bu hizmetler hakkında bilgi almak isteyen kişiler aleyhinde ayrımcılık yapamayacaktır. Bu hükmün kapsamına kamuya açık hizmet alanları ve binalara erişim de dahil edilmiştir.

 

Yukarıda sayılan hizmetlerin planlaması, sunulması ve denetlenmesinden sorumlu kişi ve kurumlar farklı engelli grupların ihtiyaçlarını dikkate almak ve uygun düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür.

 

Herhangi bir kamu kurum ve kuruluşu, gerçek ya da tüzel kişi tarafından taşınır ve taşınmazların kamuya açık satışa ve kiralamaya sunulması, bilgi edinme, satın alma ya da kiralamak isteyen kişiler aleyhine, satış ya da kira sözleşmesi şartları, yenileme, sona erme veya devir süreçlerinde ayrımcılık yapılamayacaktır.

 

Ayrıca, dernek, vakıf, sendika, siyasi parti ve meslek örgütlerine, ilgili mevzuat ve tüzüklerde belirtilen istisnalar dışında; üye olma, organlarına seçilme, üyelik imkanlarından yararlanma, üyeliğin sonlandırılması, faaliyetlerine katılma ve yararlanma bakımından da ayrımcılık yapılması yasaklanmıştır.

 

Yine mülga Kanun’da düzenlemeyen ve TİHEKK yer alan bir diğer yenilik ise işverenlere yasaklanan ayrımcılık halleridir. Buna göre, işveren ya da işverenin yetkilendirdiği kişi;

  • İşverenin çalışanı veya bu amaçla başvuran kişi,
  • Uygulama iş deneyimi edinmek üzere bir işyerinde bulunan veya bu amaçla başvuran kişi,
  • Herhangi bir sıfatla çalışmak ya da uygulamalı iş deneyimi edinmek üzere işyeri veya iş ile ilgili olarak bilgi edinmek isteyen kişi aleyhine

bilgilenme, başvuru, seçim kriterleri, işe alım şartları ile çalışma ve çalışmanın sona erme süreçleri de dahil olmak üzere hiçbir süreçte ayrımcılık yapamayacaktır.

 

Ayrımcılık yasağına; iş ilanı, işyeri, çalışma şartları, mesleki rehberlik, mesleki eğitim ve yeniden eğitimin tüm düzeylerine ve türlerine erişim, meslekte yükselme ve mesleki hiyerarşinin tüm düzeylerine erişim, hizmet için eğitim, sosyal menfaatler ve benzeri hususlar da dahil edilmiştir.

 

Bunun yanı sıra Kanun uyarınca, işveren ya da işveren tarafından yetkilendirilmiş kişi, istihdam başvurusunu gebelik, analık ve çocuk bakımı gerekçesiyle ret edemeyecektir.

 

Ayrımcılık yasağının ihlali sayılmayan haller ise şöyledir;

  • İstihdam ve serbest meslek alanlarında, zorunlu mesleki gerekliliklerin varlığı halinde amaca uygun ve orantılı olan farklı muamele
  • Sadece belli bir cinsiyetin istihdamını zorunlu kılan durumlar
  • İşe kabul ve istihdam sürecinde, hizmetin zorunlulukları nedeniyle yaş sınırlarının belirlenmesi ve uygulanması, gereklilik ve amaçla orantılı olması şartıyla yaşa dayalı farklı muamele
  • Çocuk veya özel bir yerde tutulması gereken kişilere yönelik özel tedbirler ve koruma önlemleri
  • Bir dine ait kurumda, din hizmeti veya o dine ilişkin eğitim ve öğretim vermek üzere sadece o dine mensup kişilerin istihdamı
  • Dernek, vakıf, sendika, siyasi parti ve meslek örgütlerinin, ilgili mevzuatlarında veya tüzüklerinde yer alan amaç, ilke ve değerler temelinde üye olacak kişilerde belli şart ve nitelik aramaları
  • Eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik, gerekli, amaca uygun ve orantılı farklı muamele
  • Vatandaş olmayanların ülkeye giriş ve ikametlerine ilişkin şartlardan ve hukuki statülerinden kaynaklanan farklı muamele durumlarıdır.

 

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK/Kurum) ’nun Oluşumu, İşleyişi ve Başvuru Süreci

 

Başbakanlıkla ilişkili, idari ve mali özerkliğe sahip olan TİHEK; insan hakları ihlallerini resen, ayrımcılık yasağı ihlallerini resen ya da başvuru üzerine inceleme, araştırma, karara bağlama ve sonuçlarını takip etmek ile yükümlüdür.

 

Kanun uyarınca, gerçek ve tüzel kişi ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğü iddiasıyla ücret ödemeksizin Kurum’a başvuru yapabilecektir.

 

Ancak Kurum’a ayrımcılık yasağı ihlali nedeniyle başvuru yapılmadan önce, Kanun’a aykırı olan uygulamanın düzeltilmesi için ilgili taraftan (ayrımcılık yasağı ihlalinde bulunan) talepte bulunulmalıdır. Bu talebin reddi ya da 30 gün içerisinde cevap verilmemiş olması halinde Kurum’a başvurulabilecektir. Telafisi güç ya da imkânsız zararların doğması ihtimalinin bulunduğu hallerde Kurum tarafından başvurular doğrudan kabul edilebilecektir.

 

Dava açma süre içerisinde Kurum’a başvuru yapılması halinde dava açma süresi duracaktır.

 

İşleme konulmayacak başvurular ile gerekçeli kabul edilmezlik kararları ve başvuruya ilişkin diğer usul ve esaslar Yönetmelik ile düzenlenecek olup, Kanun kapsamında başvurular Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren alınacaktır.

 

İşçi-İşveren İlişkisinde Kuruma Başvuru

Kanun m.17/5 e göre, , İş Kanununun “Eşit Davranma İlkesi” başlıklı 5. maddesi kapsamındaki ayrımcılık iddiaları halinde öncelikle İş Kanunu’nda ve ilgili mevzuatında belirlenen şikayet yollarına gidileceğini, bu şikayet usulleri neticesinde herhangi bir yaptırım kararı alınmamış olması halinde Kurum’a başvuru yapılabileceğini düzenlemiştir.

 

Buna göre, işyerinde halen çalışmaya devam eden ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri süren işçiler önce Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Grup Başkanlığı’na şikayette bulunmak zorundadırlar.

 

İş sözleşmesi sona ermiş olan işçiler ise, önce Çalışma ve iş Kurumu İl Müdürlüklerine başvurarak şikayette bulunmak zorundadırlar.

 

Bu şikayetler sonucunda etkili bir denetim yapılmaması ve yaptırım kararı alınmamış olması halinde, işçiler İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na başvurabileceklerdir.

 

İşe alım sırasında ayrımcılık yapılması ise ayrıca değerlendirilmelidir. İş Kanunu m. 5/6 hükmü, iş ilişkisinde ve sona ermesinde ayrımcılığın yaptırımını düzenlemektedir. İş mevzuatında düzenlenen şikayet yollarına da ancak işçi sıfatını taşıyanlar başvurabilir. İşe alımda ayrımcılık nedeniyle iş sözleşmesi bağıtlanmayan kişiler ise, işçi sıfatını kazanmadıklarından doğrudan İnsan Hakları Kurumu’na başvurabileceklerdir.

 

İhlal İncelemesi

Kurum’un talebi üzerine ihlal iddiasına muhatap olan taraf, talebin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde yazılı görüşünü bildirmek zorundadır. Kurum’a tarafları uzlaşmaya davet etme, bilirkişi incelemesine ya da tanık dinleme yoluna başvurma imkanı tanınmıştır.

 

İhlal incelemeleri sürecinde Kurum’un tüm kamu kurumu ve kuruluşları, gerçek kişiler ve tüzel kişilerden bilgi ve belge isteme yetkisi bulunmaktadır. Talep edilen bilgi ve belgelerin, talebin tebliğ tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde yerine getirilmesi zorunludur.

 

Kanun tasarısının gerekçesinde belirtildiği üzere ayrımcılık yasağı ihlali iddiasıyla Kurum’a yapılacak başvurularda ispat yükünün paylaştırılması ilkesi benimsenmiştir. Ancak iddia sahibi kuvvetli emare ve karine oluşturacak olguların varlığını ortaya koyabilir ise karşı tarafın ayrımcılık yasağını ve eşit muamele ilkesini ihlal etmediğini ispat etmesi gerekecektir.

 

Kurum’ un karar organı olan Kurul tarafından insan hakları ve ayrımcılık yasağı ihlalleri tespit edildiği takdirde suç duyurusunda bulunulacaktır.

 

Kurul’ a Kanun tarafından tanınan yetki uyarınca, Kurul, gerekli gördüğü hallerde kararlarını, kişisel veri gizliliği ilkesine bağlı kalmak kaydıyla kamuoyuna duyurabilecektir.

 

Kanunun ihlali halinde idari 500 TL’den 15.000 TL’ye kadar değişen idari para cezası yaptırımı öngörülmüş olup Kanun’ da hüküm bulunmayan hallerde idari yaptırımlara ilişkin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.

 

Kurumca verilen idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir.

 

Kanunun tüm maddeleri Kanun’un yayımı tarihinde (20.04.2016) yürürlüğe girmiştir. Kanun’ un uygulanmasına ilişkin Yönetmelikler ise Kurulun ilk toplantı tarihinden itibaren altı (6) ay içerisinde yürürlüğe konulacaktır.

 

Kanun ve uygulamasına ilişkin sorularınız hakkında lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.

 

Saygılarımızla,

Engin Hukuk Bürosu

HABERLER
Elektronik Tebligat Yönetmeliği

“Elektronik Tebligat Yönetmeliği” 6 Aralık 2018 tarih ve 30627 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmelik uyarınca aşağıdaki belirtilen gerçek ve tüzel kişilere yapılacak tebligatların elektronik yollarla yapılması zorunludur:   5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) s[…]

Aday Çırak ve Çıraklar ile İşletmelerde Mesleki Eğitim Gören, Staj veya Tamamlayıcı Eğitime Devam Eden Öğrencilerin Ücretlerine Yapılan Devlet Katkısı Ödemelerinin Süresi 3 Eğitim ve Öğretim Yılı Uzatıldı

“Aday Çırak ve Çıraklar ile İşletmelerde Mesleki Eğitim Gören, Staj veya Tamamlayıcı Eğitime Devam Eden Öğrencilerin Ücretlerine Yapılan Devlet Katkısı Ödemelerinin Süresinin Uzatılmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 356)” 23 Kasım 2018 tarih ve 30604 sayılı Resmi Gazete’de yayımlana[…]