bugün
16.01.2021
Bültenler
25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7036 sayılı “İş Mahkemeleri Kanunu”
Sayı:   Tarih  26 Ekim 2017 Perşembe

İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen başlıca önemli yenilikler,

 

  • bazı dava türleri için zorunlu arabuluculuk şartının getirilmiş olması,
  • işe iade davalarında verilen kararlara karşı temyiz yolunun kapatılarak bu kararların istinaf aşamasında kesinleşmesinin sağlanması,
  • işe iade kararlarında işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin mahkeme kararında miktar olarak tespiti esasının getirilmiş olması,
  • işçilik alacakları ve tazminatları için zamanaşımı sürelerinin 4857 Sayılı İş Kanunu’na eklenen yeni madde ile düzenlenerek tazminat alacakları (kıdem, ihbar, kötü niyet vs. tazminat) için zamanaşımı süresinin 5 yıla düşürülmüş olmasıdır.

Dava şartı olarak arabuluculuk

  1. Arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu davalar :

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, davanın usulden reddine karar verilecektir.

Buna karşılık, İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu olarak arabuluculuk şartı bulunmamaktadır.

 

  1. Zorunlu arabulucuya başvuru usulü ve arabuluculuk süreci :

Başvurunun yapılacağı yer: Başvuru, arabuluculuk bürosuna yapılacaktır.

Yetkili Arabuluculuk bürosu: Karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işi yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosudur.

Arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edilebilecek olup bu itirazın en geç il toplantıda ileri sürülmesi gerekmektedir.

Arabulucunun atanması: Arabulucu, arabuluculuk bürosu tarafından atanacaktır. Ancak taraflar, listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa bu arabulucu görevlendirilecektir.

Arabulucu atandıktan/görevlendirildikten sonra süreç nasıl işleyecektir?

Arabulucu,

  • Başvuran tarafın verdiği iletişim bilgilerini kullanarak tarafları ilk toplantıya davet edecek,
  • Yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandıracaktır. (Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilecektir.)

 

Arabuluculuk faaliyeti;

  • Taraflara ulaşılamaması,
  • Taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması,
  • Yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılması yahut varılamaması halinde sona erecektir.

Arabulucu, arabuluculuk faaliyetine ilişkin son tutanağı düzenleyerek arabuluculuk bürosuna bildirecektir.

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret sunmaksızın ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda, toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olacaktır. Ayrıca bu taraf lehine avukatlık ücretine hükmedilmeyecektir.

 

Alt işveren- asıl işveren ilişkisinin varlığı halinde, işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleştirilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirlerine uygun olması aranır.

 

Tarafların temsili: Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanları da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.

 

Arabuluculuk sürecinin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere etkisi: Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçecek sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.

 

Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşılması halinde: Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma metni, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılacak ve tarafların anlaştığı hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacaktır.

 

  1. İşe iade davalarında zorunlu arabuluculuk süreci: İşe iade davalarında işçi fesih bildiriminin kendisine tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurmak zorundadır.

İşçi, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açabilir.

Arabulucuya başvurulmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi halinde red kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen red kararının taraflara tebliğinden itibaren de taraflar 2 hafta içinde arabulucuya başvurabilir.

Tarafların işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları halinde, işe başlatılma tarihi, boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların parasal miktarı, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek olan işe başlatmama tazminatının parasal miktarını da belirlemeleri zorunludur. Aksi halde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.

İşçi anlaşılan tarihte işe başlamaz ise, fesih geçerli hale gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur.

 

  1. Zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin yürürlük tarihi:

Zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

Zamanaşımı Süreleri

7036 Sayılı Kanun’un 15. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa “Zamanaşımı Süresi” başlıklı Ek Madde 3 eklenmiştir.

Eklenen bu madde uyarınca;

  • yıllık izin ücreti,
  • kıdem tazminatı,
  • ihbar tazminatı,
  • kötü niyet tazminatı ve
  • iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat yönünden zamanaşımı süresi 5 yıl olarak uygulanacaktır.

 

Zamanaşımı sürelerini yeniden düzenleyen bu madde, maddenin yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ve tazminatlar hakkında uygulanacaktır.

Maddenin yürürlüğünden önce işlemeye başlayan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam edecek, ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı 5 yıldan daha uzun ise bu süre 25.10.2017 tarihinden itibaren 5 yıl olarak kabul edilecektir.

 

Kanun Yollarına Başvuru Süreleri

7036 Sayılı Kanun’un 7. Madde ile iş mahkemelerinde görülmekte olan davalarda “kararın tefhiminden itibaren 8 gün” olan kanun yollarına (istinaf-temyiz) başvuru süreleri HMK’ya uygun olarak değiştirilmiştir.

Buna göre

  • Kanun yoluna başvuru süreleri kararın tefhiminden değil tebliğinden itibaren,
  • İstinaf kanun yoluna başvuru süresi 2 hafta
  • Temyiz yoluna başvuru süresi ise 2 hafta’dır.

Bu değişiklikler, 25.10.2017 yürürlük tarihinden önce İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar için uygulanmayacaktır.

 

Temyiz Edilemeyecek Kararlar

Kanun’un 8/1-a. Maddesi uyarınca, işe iade davalarında istinaf mahkemelerince verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacaktır.

Temyiz edilemeyecek diğer kararlar ise; diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla,

  1. b) İşveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya işyeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalarda verilen kararlar,
  2. c) 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun;

1) 24 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları,

2) 34 üncü maddesinin dördüncü fıkrası,

3) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası,

4) 71 inci maddesinin birinci fıkrası, kapsamında açılan davalarda verilen kararlar,

ç) 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun;

1) 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası,

2) 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, kapsamında açılan davalarda verilen kararlardır.

Bu değişiklikler, 25.10.2017 yürürlük tarihinden önce İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar için uygulanmayacaktır.

 

İşe iade davalarına ilişkin Değişiklikler

İşe iade davalarında 01.01.2018 tarihinden sonra başlayacak zorunlu arabuluculuk şartı ve 25.10.2017 tarihinden sonra verilecek işe iade kararlarının temyiz edilemeyecek olması dışında, bu davalara ilişkin yapılan bir diğer değişiklik, İş Mahkemeleri Kanunu ile 4857 Sayılı İş Kanunun 21. Maddesine yeni eklenen 4. Fıkradaki “Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler” düzenlemesidir.

Değişiklikten önce işe iade davalarında boşta geçen süre için ücret ve diğer haklar ile işe başlatmama tazminatı miktar belirtilmeksizin hüküm altına alınmakta idi.

Değişiklikten sonra, Mahkemece işe iade davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde boşta geçen süre ücreti ile diğer haklar ve işe başlatmama tazminatı işçinin dava tarihindeki ücreti dikkate alınarak parasal olarak belirlenecektir.

Bu değişiklik 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

Saygılarımızla,

Engin Hukuk Bürosu

HABERLER
FESİH YASAĞI VE ÜCRETSİZ İZİN UYGULAMALARININ SÜRESİ 2 AY DAHA UZATILDI

17 Nisan 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7244 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu’na 17 Nisan 2020 tarihten itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süreyle fesih yasağı ve aynı süre ile işçiye ücretsiz izin verilebilmesine ilişkin Geçici Madde 10 eklenmişti.   Akabinde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları (2[…]

Yeni Koronavirüs (Covid-19) Nedeniyle Dışsal Etkilerden Kaynaklanan Dönemsel Durumlar Kapsamındaki Zorlayıcı Sebep Gerekçesiyle Yapılan Kısa Çalışma Ödeneği ve Başvuru Süresi Uzatıldı

23 Mart 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na “kısa çalışma uygulamasına ilişkin” eklenen Geçici Madde 23 uyarınca  30 Haziran 2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere Yeni Koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekç[…]